Yeditepe Taşımacılık A.Ş
Yeditepe Taşımacılık A.Ş, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini icra eden T. Alp TUĞHAN tarafından İzmir’de 2005 yılında kuruldu.
Lojistik hizmet sektörünün öncü kurumlarından IATA, UTIKAD üyeliğinin yanında WCA’nın (WCA Perishables Network, WCA Pharma, WCA Dangerous Goods) üyesi olarak uluslararası network ağını genişletti. ISO 9001, ISO 27001, Canlı Hayvanlar (Live Animals), Tehlikeli Maddeler (Dangerous Goods), Savunma Sanayi (Defence Industry), Medikal (GDP) gibi sertifikalar ile uzmanlık alanlarını belgelendirdi.
Yeditepe Tanıtım Videosu 2021
HİZMETLERİMİZ
Tüm lojistik ihtiyaçlarınız için bütünsel çözümler
BASINDA BİZ
Firmamız hakkında en güncel haber ve duyurular
SEVİMLİ LORD POM PON'U AİLESİNE KAVUŞTURDUK.
Devamını Oku
2015 PEGASUS BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ
Devamını Oku
YENİ ASIR - LOJİSTİKTE TÜRK FİRMALARI AVANTAJLI
Lojistikte Türk firmaları avantajlı Yeditepe Kargo Kurucusu ve Genel Müdürü Alp Tuğhan, Türkiye’nin ve yerli şirketlerin lojistikte jeopolitik olarak öne çıktığını belirterek, “İhracatçı kuruluşların Türk firmalarını tercih etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Havayolu ve deniz taşımacılığı alanlarında tüm dünyaya hizmet verdiklerini belirten Yeditepe Kargo Kurucusu ve Genel Müdürü Alp Tuğhan, Türkiye’nin lojistikte jeopolitik olarak önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi. Yeditepe Kargo olarak pandemiden çok etkilenmediklerini dile getiren Tuğhan, salgının ilk dönemlerinde gerekli tedbirleri alarak krizi doğru şekilde yönettiklerini kaydetti. Belki de dünyada ilk olarak ihracat ürünlerinin dezenfektasyonunu gerçekleştirdiklerini belirten Tuğhan, bu süreci sertifika ile güvence altına aldıklarını ve sirkülasyonu tekrar kontrol altına aldıklarını ifade etti. Havayolu taşımacılığının özellikle denizaşırı ülkelerde zaman ve hız konusunda büyük avantajlar sunduğunu söyleyen Alp Tuğhan, gemi ile aylar sürebilecek bir sevkiyatın havayolu ile birkaç gün içerisinde teslim edilebildiğine dikkat çekti. Büyümeyi sürdürüyoruz Kısaca kendinizden ve büyüme hedeflerinizden bahseder misiniz? sorusunu yanıtlayan Alp Tuğhan, Yeditepe Kargo’nun 2005 yılından beri kurumsal firmalara çözüm ortaklığı sunduğunu söyledi. İzmir’de üç, İstanbul’da üç, Ankara, Konya ve Bodrum havalimanlarında birer ofisleri bulunduğunu aktaran Tuğhan, yurt dışında da ortak hizmet ürettikleri temsilciliklerinin olduğunu belirtti. Ağırlıklı olarak bozulabilir gıda ve canlı hayvan taşımacılığı alanında hizmet verdiklerini ifade eden Tuğhan, canlı ve donmuş balık taşımacılığı konusunda uzmanlaştıklarını dile getirdi. Bünyelerinde iki su ürünleri mühendisinin çalıştığını belirten Tuğhan, üretim tesisinden son noktaya kadar kontrollü şekilde teslimat gerçekleştirdiklerini söyledi. Bu hizmetlerin yanı sıra Türkiye’nin savunma sanayisinin dünya dağıtımı konusunda da önemli çözümler sunduklarını aktaran Tuğhan, güvenlik departmanlarının bu alanda özel çözümler ürettiğini kaydetti. Paralı askerlik (PMC) sertifikasına sahip olduklarını belirten Tuğhan, bu alanda Türkiye’de tek acente olduklarını ifade etti. Gençlere istihdam sağladık Türk firmalarının lojistik sektöründe önemli avantajlar sunduğunu belirten Alp Tuğhan, uluslararası firmaların satın almalar yoluyla yerel markaları bünyelerine kattığını ve bu durumun piyasada tekelleşmeye neden olabildiğini söyledi. Bunun rekabeti azalttığını vurgulayan Tuğhan, ihracatçı firmaların yerli sermayeye sahip ve ülkeye katma değer sağlayan Türk firmalarını tercih etmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’de dış ticaret olan her yere servis verdiklerini ifade eden Tuğhan, gençlere istihdam sağladıklarını ve ülke ekonomisine katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Türkiye’nin ticaret hacminin yaklaşık 14,5 milyar dolar seviyelerinde olduğunu belirten Tuğhan, bunun yalnızca 4 milyar dolarlık kısmının İran ile gerçekleştirildiğini aktardı. Bazı uluslararası firmaların kendi ülkelerindeki ambargolar nedeniyle İran’a doğrudan mal gönderemediğini ifade eden Tuğhan, bu sevkiyatların Türk firmaları aracılığıyla yapıldığını ve bunun da yerli markaların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Paramızın ülkemizde kalması için çalışıyoruz Taşımacılık konusunda büyük havayolu firmalarıyla iş birliği içinde olduklarını söyleyen Alp Tuğhan, toplamda 80 personelle hizmet verdiklerini, taşeronlarla birlikte bu sayının 250’ye ulaştığını ifade etti. Her geçen yıl sektörde büyümeyi sürdürdüklerini belirten Tuğhan, “Paramızın ülkemizde kalması için çalışıyoruz” dedi.
Devamını OkuHAVA KARGO TÜRKİYE - ''GLOBAL ACENTELERE KIYASLA TERCİH EDİLMEMİZİN SEBEBİ HİZMET KALİTEMİZDİR.''
ALP TUĞHAN: “GLOBAL ACENTELERE KIYASLA TERCİH EDİLMEMİZİN SEBEBİ HİZMET KALİTEMİZDİR” Türkiye’de hava kargo taşımacılığı sektöründe İzmir menşeili acente olarak bilinen, odaklandığı niş pazarların yanı sıra müşterilerine birçok alanda hizmet sunan Yeditepe Taşımacılık A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Alp Tuğhan ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, şirketin rakiplerine kıyasla nasıl farklılaştığını konuştuk. İzmir’de istikrarlı bir hizmet anlayışı sunmak için müşteri beklentilerini önceden analiz ederek gerekli altyapıyı kurduklarını belirten Tuğhan, geliştirdikleri yazılım altyapılarıyla operasyonel farkındalık yarattıklarını ifade etti. Odaklandıkları önemli alanlardan biri olan balık piyasasında, müşterileri için gerekli testlerin yapılabilmesi amacıyla Su Ürünleri Mühendisi istihdam ettiklerini de vurguladı. Bize kendinizden ve kariyerinizden bahsedebilir misiniz? 1977 İstanbul doğumluyum. 2006 yılından itibaren Yeditepe Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekteyim. Yeditepe Taşımacılık olarak balık, silah gibi özel sevkiyatlarda uzmanlığınız bulunuyor. Bu operasyonları gerçekleştirmek için hangi altyapıya sahipsiniz? Silah taşımalarında, yurt dışı ve transit işlemlerde ülke kanunlarını yakından takip ediyor, bu alanda uzman personel ve yetkili acente ağıyla çalışıyoruz. Ayrıca tüm dünya fuarlarını hem ziyaretçi hem de katılımcı olarak takip ediyoruz. Balık taşımalarında ise hizmetimiz ihracatçı firmaların paketleme aşamasından başlıyor. Havalimanında elleçleme sırasında, bünyemizde bulunan Su Ürünleri Mühendisi kontrolünde gerekli ısı ölçümleri yapılıyor ve günlük raporlar ihracatçı ve ithalatçı firmalarla paylaşılıyor. Her iki sektörde de ekip olarak son derece deneyimli ve iddialıyız. İzmir, hava kargo taşımacılığı pastasından sizce yeterli payı alabiliyor mu? Bu pay nasıl artırılabilir? İzmir, hava kargo taşımacılığında son üç yıldır ciddi bir atak yaptı. Gerekli önem verilir ve havayolları İzmir çıkışlı seferlere başlarsa, İzmir’deki meslektaşlarımızla birlikte bu potansiyelin çok daha ileri taşınacağına inanıyorum. İzmir pazarında kalıcı ve tercih edilen bir acente olmayı nasıl başarıyorsunuz? %100 Türk sermayeli yapımızla, global acentelere kıyasla tercih edilmemizin temel sebebi hizmet kalitemizdir. Müşterilerimizin beklentilerini henüz talep edilmeden öngörerek altyapımızı buna göre oluşturuyoruz. Havayolları gibi 24 saat hizmet veriyoruz. Yeditepe Taşımacılık A.Ş. adına geliştirilen özel yazılım sistemleri ile operasyonel altyapımızda fark yaratıyoruz. Ayrıca tüm ekip arkadaşlarımızı iki ayda bir dış ticaret ve mevzuat eğitimlerine tabi tutuyor, bunun yanı sıra Aşkım Kapışmak Akademi’den danışmanlık hizmeti alıyoruz. İzmir’den doğrudan bir freighter servisi başlatılsa hangi destinasyonlar öne çıkar? Bence Ortadoğu destinasyonları ön plana çıkar. Turkish Cargo’nun COMIS sistemine geçiş süreci İzmir’de nasıl ilerledi? COMIS sistemi ilk olarak İzmir’de başladı. İstanbul’daki meslektaşlarımız kadar biz de süreçten etkilendik ancak sonuçtan oldukça memnunuz. E-Freight hakkında ne düşünüyorsunuz? E-Freight’i, dijital ortamda daha hızlı ve hataya kapalı bir sistem olarak görüyorum. Hem havayolları hem de acenteler için evrak yoğunluğunu azaltan, aynı zamanda çevre dostu bir yaklaşım. Türkiye’de acentelerin bu sisteme tam geçişinin 2017’nin ikinci yarısını bulacağını düşünüyorum. Türkiye’de hava kargo taşımacılığının temel sorunları nelerdir? Türkiye’deki her gümrüklü havalimanının ihracat ürün yelpazesi büyük oranda bellidir. Bu nedenle havalimanlarının kendi ürün yapısına uygun altyapılarla geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle bozulabilir kargolarda, havayolları tarafından uygulanan ekstra navlun maliyetlerinin ihracatçı firmalar tarafından karşılanamadığını; ithalatçı firmaların ise ürünleri kalite kaybı yaşanmış şekilde teslim aldığını gözlemliyoruz.
Devamını Oku