Yeditepe Taşımacılık A.Ş
Yeditepe Taşımacılık A.Ş, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini icra eden T. Alp TUĞHAN tarafından İzmir’de 2005 yılında kuruldu.
Lojistik hizmet sektörünün öncü kurumlarından IATA, UTIKAD üyeliğinin yanında WCA’nın (WCA Perishables Network, WCA Pharma, WCA Dangerous Goods) üyesi olarak uluslararası network ağını genişletti. ISO 9001, ISO 27001, Canlı Hayvanlar (Live Animals), Tehlikeli Maddeler (Dangerous Goods), Savunma Sanayi (Defence Industry), Medikal (GDP) gibi sertifikalar ile uzmanlık alanlarını belgelendirdi.
Yeditepe Tanıtım Videosu 2021
HİZMETLERİMİZ
Tüm lojistik ihtiyaçlarınız için bütünsel çözümler
BASINDA BİZ
Firmamız hakkında en güncel haber ve duyurular
E-İhracat ve Mikro Dağıtım Süreçlerinde Güncel Lojistik Sorunlar
E-İHRACAT VE MİKRO DAĞITIM SÜREÇLERİNDE GÜNCEL LOJİSTİK SORUNLAR E-ihracat, dünya ticaretinin en hızlı büyüyen kanalı. Ancak bu büyüme, gümrüklerden son mile kadar pek çok alanda lojistik sektörünü zorlu bir sınava sokuyor. Farklı ülkelerin regülasyonları şirketleri karmaşık prosedürlere boğarken, mikro dağıtım düşük hacimli gönderilerde maliyetleri artırıyor. Teslimattaki en küçük aksaklık müşteri güvenini sarsıyor; izlenebilirlik ise hâlâ birçok firma için eksik bir alan. Bu tabloyu dönüştüren üç ana dinamik öne çıkıyor: yeşil lojistik, teknoloji ve küresel navlun dengeleri. Düşük emisyonlu araçlar, geri dönüştürülebilir ambalajlar ve karbon ayak izi yönetimi artık maliyet kalemi değil, rekabet avantajı. Otonom araçlar, drone’lar ve akıllı depolar lojistiği hız ve verimlilikte yeni bir seviyeye taşıyor. Blockchain ise tedarik zincirinde şeffaflığı yeniden tanımlıyor. Pandemiyle birlikte navlun fiyatları ve konteyner krizleri sektörü en sert biçimde sınadı. Küresel dengesizlikler maliyetleri artırırken, çevresel düzenlemeler de taşımacılığın geleceğini şekillendiren yeni zorunluluklar getirdi. Bugün veri, şirketlerin değişken piyasa koşullarına uyum sağlamasında en kritik sermaye haline gelmiş durumda. Özetle E-ihracat ve mikro dağıtımda her zorluk, aslında sektörün geleceğini yeniden yazıyor. Bu yeni dönemin kazananları; dijitalleşmeyi benimseyen, çevreye duyarlı ve müşteri odaklı şirketler olacak. Geleceğin lojistiği; hız, teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı potada eritebilenlerin eseri olacak. Kendime Kısa Notlar… Gümrük ve Regülasyonlar Ülkeler arasındaki farklı gümrük prosedürleri, firmalar için karmaşık süreçler oluşturuyor. Değişken vergi oranları, ihraç kotaları ve bürokratik engeller, ihracat operasyonlarını yavaşlatıyor ve maliyetleri artırıyor. Mikro Dağıtımın Zorlukları KOBİ’ler için kritik öneme sahip mikro dağıtım, ürünlerin son kullanıcıya hızlı ulaşmasını sağlarken; düşük hacimli gönderimler, yüksek maliyetler ve dalgalanan talep, süreçleri zorlaştırıyor. Son Mil Lojistiği Teslimatın son halkası olan “son mil”, müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Gecikmeler ve planlama sorunları, işletmelerin itibarını zedeleyebiliyor. İzlenebilirlik ve Şeffaflık Paketlerin anlık takibi, hem müşteriler hem de tedarikçiler için kritik önemde. Ancak veri uyumsuzlukları ve sistem eksiklikleri, şeffaflığı ve güveni olumsuz etkileyebiliyor. Yeşil Lojistik ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Çevresel duyarlılık, lojistik sektöründe öncelikli hale geliyor. Şirketler, karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen stratejiler geliştiriyor: Karbon Yönetimi: Yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve elektrikli araç kullanımı artıyor. Geri Dönüşüm: Atık azaltımı ve geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı, sürdürülebilir tedarik zincirinin temelini oluşturuyor. Dijital Çözümler: IoT, veri analitiği ve blok zinciri uygulamaları, süreçlerin daha verimli ve çevre dostu hale gelmesini sağlıyor. İnovatif Projeler ve Dijitalleşme Lojistik sektörü, teknoloji odaklı çözümlerle yeniden şekilleniyor: Otonom Araçlar ve Drone’lar: Teslimat hızını artırıyor, maliyetleri düşürüyor. Blockchain: Tedarik zincirinde şeffaflığı artırarak güveni güçlendiriyor. Akıllı Depolar: Robotik sistemler ve otomasyon, envanter yönetiminde hataları minimuma indiriyor. Konteyner Piyasası ve Global Navlun Analizi Konteyner piyasası ve global navlun pazarındaki gelişmeler, lojistik sektörünü doğrudan etkiliyor: Tedarik Zinciri Krizi: Pandemi sonrası talep artışı ve kapasite sıkıntısı, fiyatları yükseltti. Maliyet Artışları: Konteyner fiyatlarındaki yükseliş, alternatif taşıma yöntemlerine yönelimi artırıyor. Çevresel Düzenlemeler: Karbon emisyonu odaklı yeni regülasyonlar, gemi işletmecilerine ek yükümlülükler getiriyor. Veri Analizi: Dijitalleşme, piyasa öngörülerini güçlendirerek firmalara stratejik avantaj sağlıyor. Kendime aldığım notları severek okuduğumuz Container Dergisi okuyucuları ile paylaşmak istedim. Dilerim faydalı olur, eklemeleriniz mutlaka olacaktır, arzu eder vaktiniz olursa İzmir Lojistik Fuarı’nda kahve içmeye bekleriz ☕
Devamını OkuDÜNDEN BUGÜNE ÖDÜLLERİMİZ
Devamını Oku
LUFTHANSA 2017 YILI EGE BÖLGE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ
Yeditepe Taşımacılık A.Ş., Lufthansa Havayolları tarafından 2017 yılı Ege Bölgesi Birincilik Ödülü ve En İyi Performans Gösteren Acente unvanına layık görüldü. Bu ödül, Yeditepe Taşımacılık’ın hava kargo taşımacılığı alanında sergilediği yüksek operasyonel kalite, sürdürülebilir büyüme ve müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışının uluslararası bir havayolu tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. Lufthansa Havayolları’nın performans değerlendirmeleri kapsamında verilen bu ödül; taşıma hacmi, zamanında teslimat oranları, operasyonel disiplin, güvenlik standartlarına uyum ve iş birliği süreçlerindeki başarı gibi kriterler göz önünde bulundurularak belirlendi. Yeditepe Taşımacılık, özellikle soğuk zincir, bozulabilir kargo, savunma sanayi taşımaları ve yüksek hassasiyet gerektiren gönderilerde gösterdiği istikrarlı performans ile Ege Bölgesi’nde öne çıktı. Elde edilen bu başarı, Yeditepe Taşımacılık’ın yalnızca bölgesel ölçekte değil, uluslararası hava kargo ekosisteminde güvenilir bir iş ortağı olarak konumlandığını da ortaya koyuyor. Şirket, Lufthansa Havayolları ile yürüttüğü güçlü iş birliği sayesinde, Ege Bölgesi çıkışlı ihracatçı firmalara daha hızlı, güvenli ve verimli hava kargo çözümleri sunmaya devam ediyor. Yeditepe Taşımacılık A.Ş., aldığı bu ödül ile birlikte uluslararası havayolları nezdindeki güvenilirliğini pekiştirirken, Ege Bölgesi’nden dünyaya açılan hava kargo operasyonlarında yüksek standartlı hizmet anlayışını sürdürme kararlılığını da bir kez daha ortaya koydu.
Devamını OkuİZMİR SICAK HABER - YEDİTEPE'DE PAROLA : HASSASİYET VE ZAMANLAMA
YEDİTEPE’DE PAROLA: HASSASİYET YEDİTEPE Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, taşımacılıkta en önemli kuralı anlatırken, “Size taşımanız için teslim edilen ürün ne olursa olsun, bilin ki birileri için o ürün önemli” dedi. 8’de YEDİTEPE’DE PAROLA: HASSASİYET VE ZAMANLAMA! 9 Eylül 2020 – İzmir / Sıcak Haber Türkiye’de hava kargoculuğunun en büyük 5 acentesinden biri olan ve Ege Bölgesi’nde de yıllardır birinciliği kimseye kaptırmayan Yeditepe Lojistik, alandaki iddiasını katlayarak sürdürüyor. Bir araya geldiğimiz Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, lojistikte yerli firmaların önemine dikkat çekti. “Yeditepe uzun yıllardır birinciliğini kimseye kaptırmıyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?” Tabii bu süreçte çok fazla rakibimiz var. Bununla birlikte inovasyon çok önemli. Yani müşterinin ihtiyacını tek bir çerçevede değerlendirip oraya sıkıştırmaya çalışırsanız siz de belli bir seviyede sıkışmaya başlıyorsunuz. İhracatçı ve ithalatçının malına karşı ne kadar sorumluluk alırsanız, onun yükünü ne kadar omuzlamaya çalışırsanız o kadar başarılı oluyorsunuz. Burada güven ilişkisi önemli. Bakın fabrikalarda kendi personellerimiz kalite kontrol yapıyor, ürün etiketliyor. Havalimanındaki ofisimiz 7/24 açık. Ürünler sıcak zarar görmesin diye gece çalışıyoruz. Savunma sanayinde sürekli olarak kendimizi geliştiriyoruz. ABD’den araçlarımıza özel takip cihazları aldık. Gönderici de alıcı da yol boyunca ürünü izleyebiliyor. Bahsettiğiniz o sır, bunları sağlamaya çalışmak herhalde. “İşimiz sadece taşımak değil” Yeditepe bir bakıyoruz yurt dışına canlı balık götürüyor, bir bakıyoruz silah taşıyor. Birbirinden bu kadar farklı ürünleri taşımaya çalışmakla tek ürüne yoğunlaşmak arasında fark vardır. Her ürünün kendine göre bir önemi var. Tekstilcinin de, balıkçının da, makine parçası gönderenin de ürünü önemli. Hatta farklı bir ülkede yaşayan anne babasına, kartpostal gönderen kişinin kartpostalı da önemli. Biz açıkçası taşıması birazcık zor ürünleri tercih ettik. Çünkü bunda kendinizi geliştirirseniz, rakipsizliğe doğru gidersiniz. Şöyle söyleyeyim devletin bazı kanallarının savunma sanayinde resmi dağıtıcısıyız. ABD’li patlayıcı madde üreten bir firmanın Türkiye temsilcisi olarak yolladıkları ürünlerin kalite kontrolünü yaptım. Şimdi de sevkiyatını yapacağız. Yani sadece taşımak değil, kontrol etmek de bizim işimizin bir parçası. Önemli olan gönderinin alıcının hassasiyetini paylaşmak. Taşıdığınız her şey değerlidir ve gününde teslim edilmelidir. Alıcının ürünü dokunmadan bile onun yolculuğunu takip etmesini sağlıyoruz. “Koronavirüs ile birlikte ticaretin üç büyük ayağından ikisi olan üretim ve pazarlama yer yer durma noktasına geldi. Üçüncü ayak olan lojistik nasıl etkilendi?” Dünya tabii bu süreçte sarsıldı. Havacılıkta küresel olarak yüzde 50-55 oranında daralma oldu. Taşınan ürünler bile değişti. Örneğin tekstilde yeni sezon ürünleri taşınırken, onun yerini maske taşımaları aldı. Kozmetik malzemelerinden çok hijyene yönelik malzemeler öne geçti. Biz gıda ve savunma sanayinde kendimizi geliştirdiğimiz için tabii daha farklı durumdayız. Örneğin ABD’de başkanlık seçimleri öncesi adaylardan birinin ülkede silah satışını muhtemelen ithalat bazlı zorlaştırma hedefi var. Bu yüzden şimdiden yoğun bir stok yapılıyor. O yüzden üreticiler neredeyse haftanın 7 günü çalışıyor. Bu tempo bizim işlerimize de olumlu etki yaptı. Yine gıdada bu süreçte yoğun stok çalışmalarının olması, bizlere iş olarak döndü. Biz Türkiye sıralamasında ilk beş içinde olan Türk sermayeli yerli tek firmayız. Korona sürecinde ülke çapında ikinciliğe yükseldik. “Türk sermayeli firmalar…” Korona, hedeflerinizde ertelemeye neden oldu mu? Hayır olmadı. Dünya çapında ilk olarak bizim gerçekleştirdiğimiz bir uygulama var. Bizim aracılığımızla ihraç edilen tüm ürünleri dezenfekte ederek ve sertifikalandırarak teslimat yaptık. 20 günlük bir koruma sağlayan ürün kullandık. Bunu yapmamızın sebebi, Türk mallarının gümrüklerde ve raflarda, endişeye bağlı sıkıntı yaşamasını istemememiz oldu.
Devamını Oku